Kelebek erkenden ayrılmıştı kozasından. Ölmekten korkuyordu.
Ölüm en sevdiklerini almıştı ondan. Korkarak uyanmak, ağlayarak
yaşamak…
Şoktaydım. Kabul edemiyordum bazı şeyleri. Geceleri uyuyamıyor,
seslerle anlaşmaya çalışıyordum. Çoğunlukla kadınların ağlama seslerini
duyuyordum. Gölgeler boğuyordu, rüyamda da sakince ağlıyordum.
Ağlamanın gerçekten rahatlatıcı olduğunu fark ettiğim ilk ve son ağlama
rüyamdaki ağlamaydı.
Nisan, mayıs ayları; hava yağmurlu, yol uzun, ben yorgunum. Bahçeye
girer girmez aklımdaki tek düşünce:
“Ona gitmeliyim.”
Bahçeden çıktığım sıra biraz sonra ağlayacağımı fark ettim. Yolu
yarılamışken gözlerim dolmuştu. Orada bir bayır var; bazen nasıl çıktığınızı
anlamazsınız, bazen de çıkamazsınız. Nefesim kesile kesile çıktım.
Gözyaşlarım yanaklarımı ıslatıyordu. Düzlüğe ulaşınca koşmaya başladım.
Biraz sonra biteceğimi hissediyordum. Bahçeme ulaşmama bir adım
kalmışken bittim. Gücüm tükendi, toprağın üstüne düştüm. Sürünerek
bahçeme gittim.
Bahçemin başında ve sonunda birer tahta var. Başındaki tahta daha
büyük. Üzerinde, okuduğumda kendimi kaybetmeme sebep olan isim ve
hatırlamak bile istemeyeceğim bir tarih yazıyor. Daha önce hiç bahçem
olmadı ve daha önce ben hiç bahçeme çiçek dikmedim. Benim bahçemin
toprağı oldukça kuru ve çam ağacının altında olduğu için üzerinde kuru
dikenler var.
Ben ilk kez bahçeme yalnız geldim. İlk kez eksiğimi hissettim. Sımsıkı
tuttum tahtayı. Konuşmaya, anlatmaya çalıştım. Çok beceremedim.
Kelimelerim, hıçkırıklarla sarmaş dolaş uzaklara gitti bomboş mezarlıkta.
Yağmur yağdı birden. Sanki ben ağladım, o da ağladı.
Ölmek sadece bir defa yaşanabilen bir durum değildi. Ben o tahtanın
üzerinde yazan tarihte ilk kez ölmüştüm. O günden sonra da her gün… Ölüp
de yaşamak zorunda kalmak, göğüs kafesindeki kemiklerin kırılıp aynı anda
akciğerine batması gibi bir histi.
Gidenler, kalanlara hayallerini emanet edip giderler. Benim de
emanetim vardı. Öylesine bir akşam bu emanete sarıldık. Bakmaya,
sevmeye kıyamadığı ben, kollarımdan kanları akıttım. Sabah gün henüz
ağarırken ben yine o bayırı alıyordum. Bahçeme “adımlarımı
ezberleyeceğine dair” söz verdim.
Aslında biri vardı. Ne başı ne de sonu olan biri, sadece vardı ve o
kadardı. Var olduğunu biliyordum, tanımıyordum. Tanımayı da hiçbir zaman
düşünmemiştim. Tanımak ismini bilmek değildi. Tanımak; çayına attığı
şekerden, gözlerine bakıp duygularını hissetmekti. Biri vardı, onu
biliyordum ama tanımıyordum.
Ben artık tanıdığım insanlardan gidemiyordum. Gitme korkusuyla da
kimseyi tanıyamıyordum. Soğukluğun içime işlediği hastane gecesinden
sonra soğuk bir insan olmuştum. Bilip de tanımadığım biri de soğuktu. Sanki
herkese sıcak, bana soğuk gibiydi. Garip olan şey ondan uzaklaşmak
istememdi.
Bana çok benziyor ama benzemiyordu. İnsanlardan uzak duruyordu.
Güzel bir maskesi vardı, gündüz takıyordu. Ben henüz bilmiyordum. Onu
bilme gibi bir düşüncem yoktu. Ben, canım daha fazla yanmadan
emanetime sarılmak istiyordum.
Dakikalar kısıtlıydı. Tek görevim “çivi” vermek. Elimden düştü.
Alacağım sıra:
“Onu almak vakit kaybı.”
Sonradan fark ettiğim bu küçük an aslında bizim farkımızdı. Ben onu
oradan almak için çabalar, vaktimi harcardım; o ise çabayı vakit kaybı olarak
görüp yenisini isterdi.
Kapı kapalıydı. Açıktı ama çıkamıyordum. Bir güç kıpırdamama engel
oluyordu. Karşımda tanıdık hislerin vücut bulmuş hali duruyordu:
Hırs.
Neredeyse kendine zarar verecek bu görüntü bende sadece “korku”yu
uyandırıyordu. Çabaladığını elde etmiş olmanın haklı gururu ile “Korktun
mu? Korkma ben biraz, istediğim olmadığında böyle oluyorum. Neyse
alışırsın…”
Tanıdıklık hissi beni ona çekti. Onu tanıyacağımı hissettim.
Bildiğim değil, tanıdığım olacaktı.
“Ölmekten korkan kelebek ona yönelmişti…”

Çokkk güzel olmuşş ba yıl dım resmen. Tekrar ellerine sağlık yazarıımmm
Tesekkur ederiizz🫶🏻
Çok güzel olmuş eline sağlık bayıldımmmm
Tesekkur ederiizz🫶🏻
Okurken boğazım düğümlendi… Bu kadar sessiz ama derin anlatabilmek gerçekten çok güçlü.🥹
🥹🫶🏻
insanın icini cız eden bi yazı olmus, cok güzel olmus ellerinize saglııkkk🫶🏼💗💗
Tesekkur ederiizz🫶🏻
icim cız etti resmen bir insan yazıyla nasıl konusabilirse o sekilde konusmussun hatta daha fazlası
Tesekkur ederiizz 🫶🏻
Aşkım gercketen çok guzell olmuşss tebrik ederimm insan okurken yaşıyor hissediyor resmen boğazım düğüm düğüm oldu başarılarının devamını diliyorumm birtanem
Tesekkur ederiizz🥹🫶🏻
Son derece güzel bir yazı olmuş canım 💜💜
Tesekkur ederiizz🫶🏻